Eczacılığa da baraj mı geliyor?

İstanbul Eczacı Odası ve Eczacılık Fakültesi Dekanlar Konseyi, 2016-2017 akademik yılından itibaren eczacılık fakültelerine 60 bin başarı sırası barajı getirilmesini önerdi.

Oda, konseyin hazırladığı ‘Eczacılık fakülteleri yükseköğretime giriş başarı sırası belirleme’ ve ‘Eczacılık fakültelerinde eğitime başlamak için asgari ölçütler’ raporlarını, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’a sundu. Raporun öneri kısmında,“2015’te eczacılık fakülteleri başarı sıralaması 17 bin 300-210 bin diliminde çok geniş bir yelpazede. 2015’te tüm üniversitelerdeki eczacılık fakültelerinin genel başarı sıralaması ortalaması olan 52 bin 415 dikkate alınarak Eczacılık Fakültesi Dekanlar Konseyi’nce 2016-2017 eğitim-öğretim yılından itibaren eczacılık programlarına başarı sırası en düşük 60 bininci adayların yerleştirilmesi öneriliyor” denildi.

‘60 BİN UYGUN VE ADALETLİ’

Eczacılık Fakültesi Dekanlar Konseyi Dönem Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Gümüşel, Hürriyet’e şunları söyledi: “Eczacılık eğitimi hızla kan kaybediyor. Hızlıca tedbir almamız gerekiyor. Eczacılık fakültelerinin sayısı yıllar içinde arttı. Hacettepe olarak en yüksek puanla, yaklaşık 20 bin sıralamasından öğrenci alıyoruz. Ancak 210 binlerden öğrenci alan fakülteler de var. Bu ciddi adaletsizlik. Geçen sene YÖK, tıp ve hukuk fakültelerinde sıralama uygulamasına geçti. Biz de ‘Hangi sıralama ile öğrenci almalıyız?’ diye çalışma yaptık. Sonunda 60 bin sıralamasıyla öğrenci alınmasının uygun ve adaletli olabileceğiyle ilgili bir rapor hazırladık. Raporu 26 Kasım 2015’te YÖK Başkanı’na sunduk.

YÖK bizden 60 bin barajı getirilirse kaç öğrencinin dışarıda kalacağı ile ilgili çalışma istedi. Taban sıralaması getirilirse, eczacılığa 2 bin öğrenci giriyorsa yüzde 10’luk bir dilimi dışarıda kalacak, yaklaşık 200 öğrenci giremeyecek. Eczacılık mezunları insan sağlığını etkileyen bir iş yapıyor. Kaliteli eczacılar yetiştirebilmek için daha üst düzeyden öğrenci almamız gerekiyor. Ayrıca kontenjanın azaltılmasını da teklif ettik. Çünkü Sağlık Bakanlığı’nın çalışmasına göre, eğer bu şekilde eczacılığa öğrenci almaya devam edersek 2023 yılında 9 bin işsiz eczacı ortaya çıkacak. Buna hızla devam ettiğimiz takdirde gelecekte bir sürü işsiz eczacı olacak. Ayrıca eczacılık fakültesinin asgari ölçülerde öğretim üyesinin, asistanlarının olmasını, laboratuvar ve altyapısının kurulmasını istiyoruz. Eczacılık eğitimi hızla kan kaybediyor.”

FAKÜLTELERDE FİZİKSEL SIKINTILAR VAR

Serdar Türkaydın (İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi)

Fakültelerde ciddi fiziksel sıkıntılar var. Laboratuvar olanakları, öğretim kadroları yetersiz. Birçok fakültede taşımalı sistemle eğitim veriliyor. Hacettepe’nin hocası kalkıp başka üniversitelerde ders vermek zorunda kalıyor. Çünkü kadrolar yetersiz. Eczacılık eskiden iş sıkıntısı olmayan bir meslekti. Eczane açılmasıyla ilgili kısıtlamalar getirilmesi ve bu kadar mezun vermeye başladıktan sonra, eczacılık da işsizlikle yüz yüze gelmiş bir meslek grubu olmaya başladı.

TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNDÜRÜYORUZ

Prof. Dr. Ahmet Oğul Araman (İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı)

Türkiye’de çok fazla eczacılık fakültesi var. Eğitim de biraz zayıf. Ders vermeye başka üniversitelerden akademisyenler gidiyor. Bir kısmı yavaş yavaş toparlıyor ama hep taşıma suyla değirmen döndürüyoruz. Eczacılık ciddi, sağlıkla ilgili bir alan. Ben barajı daha da daraltalım diyordum. Neden tıp ve mühendisliğe Türkiye’nin en zekileri gidiyor? Eleğin altındaki bir ekip gelirse söylediklerimin bir anlamı yok. Lisan bilenler, kolej mezunları artık eczacılığa gelmiyor. Bir başarı sıralaması koyulursa belki biraz zorlarız.