Türkiye’de Sadece MEF Üniversitesinde Uygulanan “Flipped Learning Öğretim Sistemi” Nedir?

MEF Üniversitesinin gündelik hayatımıza hızla giren dijital araçları ve sosyal medyayı öğretim modeline uyguluyor. Y ve Z kuşağının öğrenme stillerine uygun bir model olarak “Flipped Learning Öğrenme Modeli” nin Türkiye’de uygulandığı ilk ve tek üniversite. Peki bu model nasıl işliyor;
“Hızla ilerleyen ve hayatımızın her alanını değiştiren teknoloji; insanlarla kurduğumuz iletişimden, kitap okuma stilimize, yemek ısmarlama modelimizden, iş toplantılarımızın şekline kadar bizi değiştirirken neden öğrenme modelimizi değiştirmesin?
Flipped Learning Nedir?Harvard Üniversitesi Fizik profesörlerinden Eric Mazur öğrenmeyi iki adım olarak tanımlamaktadır. Bu adımların ilki bilginin transferi (akademisyen veya farklı kaynaklar aracılığıyla bilgi kaynağından öğrenciye aktarım), ikincisi ise bilginin öğrenci tarafından özümsenmesidir.
 
Geleneksel eğitim sisteminde nispeten daha kolay olan bilginin öğrenciye aktarımı sınıfta akademisyen tarafından yapılmakta ve daha zor olan bilginin özümsenmesi aşamasında öğrenci ders dışında ödev ve projeleriyle baş başa bırakılmaktadır. Flipped Learning modelinde ise öğrenciye bilginin aktarımı yine akademisyenleri tarafından hazırlanan ders videoları ve makaleler, Excel dosyaları, PDFler, görseller, resimler ve PowerPoint slaytları gibi tamamlayıcı materyaller yardımıyla gerçekleştirilir. Böylece bilginin transferi, grupla öğrenme alanından çıkarak kişisel öğrenme alanına girer. Geriye kalan grupla öğrenim alanı Flipped öğrenme ortamına dönüşüyor ki bu daha dinamik ve akademisyenin öğrencileri, kavramları uygulayacakları ve yaratıcı bir şekilde konuyla bütünleşecekleri biçimde yönlendirdiği bir ortam. Bu, öğrencinin asıl ihtiyacı olan bilginin özümsenmesi ve yeni bilgilerin çıkarımı ise ders saatinde sınıfta akademisyenler ve sınıf arkadaşlarıyla işbirliği içinde gerçekleşmektedir.Neden Flipped Learning Sistemine İhtiyaç Duyulmaktadır?
 

Internet teknolojisinin hayatımıza girmesi sonrasında doğan bireyler dijital dünyaya ve onun gereklerine bizden çok daha hızlı ayak uydurmaktadır. Bunun en iyi örneklerinden birisi 25 Eylül 2006’da 3 yaşındaki bir çocuğun evdeki bilgisayardan İnternet’e girip annesinin şifresini açık bırakmasını fırsat bilerek bir araba satın alabilmesidir (BBC News). Kabul etmek gerekir ki teknoloji ile iç içe büyüyen, tüm dünyadaki akranlarıyla kolayca iletişim kurabilen, kısa sürede ortaya çıkan ve yine kısa bir sürede kaybolan yeni teknolojik araçlara uyum sağlayabilen ve bağımsızlıklarına düşkün Y ve Z kuşaklarını 900 yıllık geleneksel eğitim-öğretim sistemi ile geleceğe hazırlamak olanaksız hale gelmiştir. Bu gerekçelerle, MEF Üniversitesi, dijital teknolojinin tüm hayatımıza egemen olduğu bir dünyada, günümüz Y kuşağı ve 2020’lerin Üniversite öğrencisi olacak Z kuşağının ve sonrasının eğitimini amaçlayan, dünyada da yeni yeni gelişen “Flipped Learning” eğitim-öğrenim sistemi ile yeni kuşağın karşısına çıkmaktadır.
 
Öğrencilerin dersten önce bilgi edinme ve anlama gibi daha alt düzeydeki bilişsel işleri gerçekleştirmeleri ve ders sırasında akranları ve akademisyenin desteği ile uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme gibi daha üst düzeydeki bilişsel işlere odaklanmalarını sağlayan Flipped Learning sistemi Bloom Taksonomisi’ne de kusursuz uyum sağlamaktadır.

Flipped Learning’de Öğrenme Nasıl Gerçekleşir?

Flipped Learning’de öğrenme aşağıdaki şekilde gerçekleşir:
  • Öğrenci derse gelmeden önce, istediği bir zamanda dersi videodan izler, notlar alır, anlamadığı konular ile ilgili sorular hazırlar.
  • Öğrenciler, dersten önce konu ile ilgili sorularını öğretim üyesine elektronik ortamda iletir.
  • Öğretim üyesi ilk derste soruların niteliğine göre öğrencileri gruplandırır. Öğrenciler grup çalışması içerisinde sorularına cevap aramaya çalışırlar. Öğretim üyesi grupları ziyaret ederek öğrencilere yardımcı olmaya çalışır.
  • Öğretim üyesi, dersin ikinci saatinde cevap bulunamayan soruları, öğrencileri sorulara cevap arayacak şekilde cesaretlendirerek, öğrenmelerine olanak sağlar.
  • Öğretim üyesi, öğrencilerin kavramı öğrenip öğrenmediklerini test etmek için sorular sorabilir veya konunun uygulamalarını kapsayacak şekilde problemler üzerine grup çalışmaları yaptırtabilir.

Bu model sayesinde öğrenciler “akademisyenleri tarafından bilgilendirilen” kişilerden, “bilgiye ulaşan ve bilgiyi bir sonraki adıma taşıyan” kişilere dönüşmektedir.

 

Neden Öğrenci İçin Flipped Learning Daha Başarılı Bir Yöntemdir?

  • Öğrenci istediği yerde istediği zaman dersi dinleyebilir.
  • Her öğrencinin dersi anlama hızı aynı olamayabilir, bunu geleneksel yöntemde öğretim üyesi anlayamaz. Flipped Learning’de ise öğrenci dersi videodan istediği hızla izleyebilir, tekrarlayabilir.
  • Dersler interaktif, etkileşimli ve uygulamalı işleneceği için öğrencinin konuyu özümsemesi daha kolay olacaktır.
  • Öğrenci dersi grup çalışmasıyla yürüteceği için derse karşı ilgisiz kalamaz, dersi dinlememesi söz konusu olamaz.
  • Öğrenciler işbirliği ve tartışmalar sayesinde beraber yeni bilgi üretirler.
  • Hastalık, spor ve kulüp faaliyetleri gibi zorunlu nedenlerden derse gelemeyen öğrenciler dersten geri kalmazlar.
  • Mevcut sistemde de var olan her ders için haftada en az 2 saat yüz yüze görüşme saatleri, bu sistemde de devam edecek. 2 saatlik görüşme saatinin 1 saati yüz yüze, 1 saati de internet üzerinden yapılacaktır. Derse gelemeyen öğrenci bu şekilde akademisyen ile iletişim kurabilir.
  • Dersin materyalleri sürekli arşivdedir, öğrenci gerek duyduğu zaman geri dönüp sunumları izleyebilir.
  • Öğrenci ile akademisyen arasındaki etkileşim ve kişisel temas daha fazla olur.
  • Öğrencilerin daha çok sorumluluk alacakları bir ortam oluşur ve sınıfta tüm öğrenciler aktiftir.
  • Tüm öğrenciler birebir kişisel eğitim alırlar.

Öğrenci, dersten önce daha alt düzeydeki bilgi edinme ve anlama gibi bilişsel etkinlikleri gerçekleştirir. Ders sırasında akranları ve akademisyenin desteği ile uygulama, analiz, değerlendirme ve yaratma gibi daha üst düzeydeki bilişsel etkinliklere odaklanır.

Flipped Learning’in Başarılı Olmasının Sebepleri Nelerdir?

  • Öğrencinin katılımını artırır,
  • Öğrencinin daha öğrenme-odaklı olmasını sağlar.
  • Eleştirel düşünceyi teşvik eder.
  • Takım çalışması ve işbirliğine ilişkin becerileri güçlendirir,
  • Öğrencilere bireysel rehberlik hizmeti sunar,
  • Sınıf tartışmalarına odak kazandırır,
  • Öğrenciyi içebakış (self-reflection) için teşvik eder.
  • Öğrencinin, öğretim üyesi ve sınıf arkadaşlarından geri bildirim almasını sağlar.
  • Öğrenciyi kendi öğrenmesinden sorumlu tutar.
  • Y ve Z kuşağı öğrencilerinin aşina olduğu güncel teknolojiler vasıtasıyla öğrenmeyi teşvik eder.”